Uzaktan Eğitim – 2


UZAKTAN EĞİTİMDE ROL ALAN KİŞİLER

ÖĞRENCİ: Öğrencinin ihtiyaçlarına cevap verebilmek her etkili uzaktan eğitim programının amacıdır. Eğitim ortamı nasıl olursa olsun; öğrencinin görevi öğrenmektir. Bu bağlamda, en iyi koşullarda bile motivasyon gerektirmesi, planlama ve analiz yapılması ve öğretilecek materyale uygulanabilmesi açısından göz korkutan bir görevdir. Uzaktan eğitim yapıldığında hesapta olmayan, ilave sorunlar çıkabilir, çünkü öğrenci kendisiyle aynı geçmişe ve ilgiye sahip olan diğer kişilerden uzaktır ve sınıf dışında öğretmenle bir iletişimi, etkileşimi olabilecekse de bu artık en alt düzeye inmiştir ve kendinin sınıf ortamına katılımını sağlayacak teknik bağlantıya güvenmek zorundadır.

ÖĞRETİM ÜYELERİ: Yüz yüze sınıf ortamında, öğretmenin görevi ders içeriğinin oluşturulması ve öğrenci ihtiyaçlarının belirlenmesinden ibarettir. Uzaktan eğitimde ise farklı sorunlar ortaya çıkar. Örneğin; Çok kısıtlı yüz yüze görüşmelere rağmen öğrenci ihtiyaçları belirlenmeye çalışılmalıdır. Farklı öğrenci kitlelerinin ihtiyaç ve beklentilerini göz önüne alarak öğretim teknikleri geliştirilmelidir. Hem rehberlik hem de içerik sağlayan kişi görevinin bir arada etkili bir şekilde yürütülmesi gerekir.

REHBER: Öğretmen kendisiyle öğrenci arasında iletişimi sağlamada bir rehberden yardım almayı uygun bulur. Rehber, etkili olabilmek için öğrencinin ve öğretmenin beklentilerini anlayabilmelidir. En önemlisi, rehber öğretmen tarafından belirlenen talimatları uygulamada istekli olmalıdır. Günümüz koşullarında rehbere düşen görev giderek artmaktadır. Rehberler ödevleri toplarlar, ders için gerekli düzeneği hazırlarlar, öğretmenin gözü ve kulağı gibidirler.

YARDIMCI GÖREVLİLER: Bu kişiler uzaktan eğitim programlarının sessiz kahramanlarıdır ve programın etkili olabilmesi için gereken pek çok detayın gerçekleşmesini sağlarlar. Birçok etkin uzaktan eğitim programında yardımcı hizmetliler, öğrenci kayıtları, materyallerin çoğaltılması ve dağıtılması, ders kitaplarının hazırlanması, telif haklarının korunması, ders programlarının ayarlanması, notların ilan edilmesi, teknik kaynakların kontrolü gibi işlerden sorumludurlar. Gerçekten de yardımcı hizmetliler uzaktan eğitim programına harcanan emekleri bir arada tutan ve her şeyin yolunda gitmesini sağlayan kişilerdir.

YÖNETİCİLER: Yöneticiler, uzaktan eğitim programı yapan kurumlarda planlama aşamasında etkili kişiler olmalarına rağmen, program başladığında ilişkilerini, irtibatı kaybederler veya teknik yöneticilere devrederler. Aslında yöneticiler sadece fikir adamı değil daha fazlasıdır. Onlar, ortak kararları sağlar, karar verir ve hakem görevi görürler. Teknik ve yardımcı hizmetler personeliyle yakın bir ilişki içinde olup teknik kaynakların, kurumun amaçları doğrultusunda kullanılmasını sağlamalıdırlar. En önemlisi, asıl amaçlarının öğrencinin öğretimsel ihtiyaçlarını karşılamak olduğu doğrultusundaki fikir üzerinde odaklanmalıdırlar.

Uzaktan eğitim sistemleri yirminci yüzyılın ilk çeyreğinden beri dünyanın her kıtasına yayılmış ve tarihsel gelişim itibariyle çeşitli aşamalardan geçerek bugünkü duruma gelmiş bulunmaktadır. Uzaktan eğitim faaliyetlerinin başından beri ilk uygulamaların Avrupa, ABD, Avustralya ve Japonya gibi ülkelerde başlamış olduğu bilinmektedir. Bu evrensel düzeydeki gelişme ve uygulamaların yanında bir de ulusal düzeydeki gelişim ve uygulamalar vardır. Uzaktan eğitimin gelişim sürecini incelediğimizde bu alandaki gelişmenin eğitim teknolojisi alanındaki gelişim aşamaları ile paralellik arz ettiğini görmekteyiz. Uzaktan eğitimdeki uygulamaları bu doğrultuda başlangıçtan günümüze kadar şöyle bir süreç izlemiştir (Alkan, 1996).

Uzaktan eğitim-öğretimdeki aşamalar sırası ile:

  1. Dışardan sınava alma uygulaması
  2. Yazılı iletişimi esas alma
  3. Radyo ve TV’yi esas alma
  4. Kitle iletişimini esas alma
  5. Bilgisayar ve çoklu ortamları esas alma
  6. Bireysel ve kitlesel süreçleri bütünleştirme
  7. Örgün ve yaygın eğitim kurumlarını bütünleştirmeyi esas alan örgütlenme ve
  8. Uzaktan eğitim sistemini küreselleştirme gibi farklı nitelikte değişik aşamalardan oluşmaktadır.

Uzaktan eğitim uygulamaları dünyada, ilköğretimden yükseköğretime ve doktora dahil lisansüstü eğitime kadar oldukça önemsenmektedir. Ülkemizde ilk zamanlar beklenen ilgiyi görmemiş olsa bile, başta üniversitelerimizde olmak üzere lisansüstü eğitim boyutuyla bile uzaktan öğretimin benimsendiği görülmektedir. Yaşamakta olduğumuz çağda baş döndürücü bir hızla artan teknolojik gelişmelerin sonucu olarak az zamanda çok iş yapma zorunluluğu, insanoğlunun eğitim-öğretim gereksinimini düzenlemesini de büyük ölçüde etkilemektedir.

Uzaktan öğretim, öğretim kurumları açısından düşünüldüğünde yakın hedeflerden çok, orta ve uzak dönemli hedefler şeklinde planlanmalıdır.  Çünkü bir kurumun kısa bir zamanda ve bütünüyle uzaktan eğitime geçiş yapması mümkün olmayacağı ya da böyle bir girişimde meydana gelebilecek olumsuzluklar nedeniyle başlangıçta pilot uygulamalar şeklinde kısmen uzaktan öğretim uygulamasına başlaması daha verimli sonuçların ortaya çıkmasını sağlayacaktır.

Örgün eğitim veren kurumlar bağlamında düşünüldüğünde uzaktan öğretimin avantajlarından yararlanmak mümkündür. Bir kurum olarak okulu öğrencilerin ayağına götürmede günümüzün vazgeçilmez aracı olan İnternet Destekli Öğretimin bütün imkânlarından yararlanılabilir. Bu sayede hem öğrenci hem de öğretim veren kurum açısından toplam maliyetlerin düşürülmesi ve bu öğretim sisteminin yaygınlaştırılması sağlanabilir. İnternet Destekli Öğretimin bir özelliği olan mekân bağımsızlığı ile eğitim-öğretimin hedeflerine ulaşmanın daha kolaylaştığı söylenebilir. Bütün bunların gerçekleşmesinin de kurumların teknolojik tasarımının, eğitsel ve yönetsel tasarımlarla birlikte çok iyi planlanıp uygulamaya konmasıyla mümkün olabilecek ve arzulanan etkin bir öğretme-öğrenme tasarımı gerçekleşebilecektir.

Teknolojinin eğitime hizmet etmeye başlamasından bu yana, bu alanda çok fazla ilerleme olmuştur. Mektup, video, kaset, televizyon gibi araçlarla sunulmaya başlayan eğitim yöntemi tarzı “Uzaktan Eğitim” olarak isimlendirilmiştir. Geçmişten bu yana teknolojinin gelişimi ile uzaktan eğitim yolculuğuna, uydular, bilgisayarlar, internet, cep telefonları gibi pek çok araç katılmış, bu nedenle uzaktan eğitim kavramı çok geniş bir alanı tanımlamak zorunda kalmıştır.

Son yıllarda, bilgisayar kullanımının yaygınlaşması, gelişen internet teknolojileri ve hızlı internet bağlantıları; uzaktan eğitimin daha çok internet üzerinden tasarlanan eğitim ortamlarının oluşmasına neden olmuştur. Bu nedenle bu tür eğitim ortamları isimlendirilirken, çok daha geniş bir alanı tanımlayan uzaktan eğitim kavramı yerine web tabanlı eğitim, online eğitim, popüler ifadesiyle e-öğrenme kavramları kullanılmaya başlanmıştır (Doruk, 2004).

Uzaktan Eğitim; zaman ve mekândan bağımsız olarak bilişim teknolojileri kullanılarak yapılan ekonomik ve etkileşimli bir eğitim şeklidir.  Duruma göre senkron (eş zamanlı) ve asenkron (zamandan bağımsız / eş zamansız) olarak iki şekilde yapılmaktadır (TES, 2004).

Senkron eğitim, öğrenme ve öğretme aktivitelerinin; öğrenci ve eğitmenler fiziksel olarak farklı mekânlardayken, eş zamanlı olarak gerçekleşmesini ifade eder. Senkron sunumda, sınıf ortamında canlı bağlantı yoluyla (internet, uydu vb.) eş zamanlı olarak kullanıcılar ve sunucu etkileşimli olarak uygulama içindedirler. Kullanıcılar soru sorabilir, birbirleri ile tartışabilir veya test çözebilirler.

Asenkron eğitim, öğrenme ve öğretme aktivitelerinin; öğrenci ve eğitmenler fiziksel olarak farklı mekânlardayken, farklı zamanlarda gerçekleşmesini ifade eder. Asenkron sunum web tabanlı bir eğitimdir. Kullanıcılar istediği zaman istediği yerden web üzerindeki derslere girebilir, test alabilir, aktivitelere katılabilir. İstediği dersi istediği kadar tekrar edebilir.

Asenkron öğrenmede eğitici, eğitim materyallerini, öğrenme aktivitesi gerçekleşmeden önce hazırlamış ve stoklamış olmalıdır. Öğrenci de stoklanmış eğitim materyallerine ne zaman ve nereden ulaşacağına kendisi karar vermektedir.

Senkron öğrenmede ise yine hazırlıklı olan eğitmen öğrencilerle bir ortam da buluşur ve eğitim aktivitesi eş zamanlı olarak gerçekleştirilir. Bu tür ortamların en önemli avantajı, öğrencilerle öğrenciler ya da eğiticilerle öğrenciler arasındaki etkileşimi sağlayabilecek araçların kullanımına uygun olmaları nedeniyle geleneksel sınıf eğitimlerinin vazgeçilmez tartışma havasını eğitim ortamına aktarabilmeleridir.

Eğitim bilimcileri tarafından yapılan çalışmalar, asenkron eğitim materyalinin pedagojik olarak yeterli ve kaliteli olması ve öğrencinin konuyu öğrenme isteğinin bulunması durumunda, öğrencinin kendi kendine yapacağı çalışma ile konunun %80’ini öğrenebileceğini göstermektedir. Geriye kalan %20’lik öğrenme ise, senkron olarak bir öğretmen eşliğinde yapılan eş zamanlı çalışmalar ile gerçekleşmektedir. Yüzdelerden de anlaşılacağı gibi uzaktan eğitimin başarılı olabilmesi için, senkron ve asenkron olarak gerçekleştirilecek uygulamalar birbirini destekleyecek şekilde planlanmalıdır (Bulurman, 2004).

Uzaktan eğitimin başarılı sonuç vermesi sistemi planlayanların çok yönlü düşünüp, etkin bir öğrenme için gerekli bütün unsurları değerlendirmesi ve sistemde yer alanların görev ve sorumluluklarının bilincinde ve işbirliği içinde olmasıyla mümkündür.

Sağladığı faydalardan dolayı E-Öğrenme tüm dünyada eğitim alanında gün geçtikçe ilgi görmeye devam etmektedir. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nin ve Avrupa’nın en iyi üniversitelerinin %80’ine yakınının 1-2 yıl içerisinde E-Öğrenmeye dayalı akademik programlar oluşturması beklenmektedir. Sadece geçtiğimiz yıl içinde dünya üzerinde 70 milyondan fazla insan internet üzerinden eğitim almış durumdadır. Bu da E-Öğrenmenin ne kadar yaygınlaştığının ve benimsendiğinin bir göstergesidir. 1999 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ndeki şirketlerin çalışanlarını eğitmek için 63 milyar dolar harcadığı ve bunun 3 milyar dolarlık kısmını da E-Öğrenmeye ayırması bu konuya ne kadar önem verildiğinin bir göstergesi olarak sayabiliriz (BOÜN Buelc, 2004).

Uzaktan Eğitimin Avantajları ve Dezavantajları

Tüm dünyada öğrenciler gittikçe daha akıllı meraklı bireyler olmaya başlamaktadır. Öğrenciler en iyi eğitimin peşindedirler. Uzaktan eğitim ya da online eğitim standart ve kaliteli bir eğitim sağlayabilmektedir. İyi, tanınan, başarılı ve kaliteli üniversitelerden eğitim alma şansı artmaktadır. Bir diğer üstünlüğü ise; eğitmen, asistan ve öğrenciler arasında etkileşimin ileri düzeyde olabilmesi, ders materyallerinin rahatlıkla güncellenip öğrenciye iletilebilmesi ve internet üzerinde bulunan materyale öğrencinin yönlendirilebilmesidir. Öğrenci bağımsız olarak çalışırken her adımda destek alabilmektedir. Eğitmen, diğer öğrenciler ve akademik danışmanlar öğrenenlerden sadece bir e-mail mesafesi uzaklıktadır.

Uzaktan eğitimin “just-in time” yani uygun zamanda veya kişinin kendini öğrenmeye hazır hissettiği zamanda sunuluyor olması, öğrenme şekline uygun metotların kullanılması ve en önemlisi kendi öğrenme hızıyla eğitim alabilmesi, öğrenmeyi kolaylaştırmakta ve verimliliği arttırmaktadır. Uzaktan eğitim süreci boyunca katılımcı eğitim almak istediği zamana kendisi karar verir ve öğrenme hızından öğrenilecek konunun yoğunluğuna kadar tüm öncelikler katılımcının elindedir. Öğrenme sürecinde yaşanan bir problem olduğunda katılımcı her zaman erişim hakkına sahiptir (BOÜN Buelc, 2004).

Uzaktan eğitim hiçbir maliyeti olmayan bir sistem değildir ancak seyahat, kalacak yer ve farklı bir mekânda bulunmanın olası masrafları düşünüldüğünde ve özellikle kurumsal eğitim maliyetleri söz konusu olduğunda oldukça ekonomik bir hizmet sunmaktadır.

Uzaktan eğitimin avantajlarını şöyle ifade edebiliriz.

  • Eğitimin standardizasyonunu sağlar.
  • Fırsat eşitsizliğini en aza indirir.
  • Kitle eğitimini kolaylaştırır.
  • Eğitimi bir taraftan kitleselleştirebilirken, diğer taraftan bireyselleştirir (Kaya, 2002).
  • Eğitim birimlerinde geçirilen zamanı azaltır.
  • Eğitim için harcanan yol masraflarının azalmasını sağlar.
  • İhtiyaca göre şekillendirilmiş, göreve özel eğitim verilebilmesini sağlar.
  • Eğitim ve gerçek hayattaki uygulamalar arasındaki zaman farkını azaltır.
  • Beklenmedik durumlarda ihtiyaca göre eğitim imkânı sağlar.
  • İnsanlara değişik eğitim seçeneği sunar.
  • Öğrenciye serbesti sağlar.
  • Öğrencilerin sınıf ortamında öğrenim görme zorunluluğunu ortadan kaldırır.
  • Belli bir zamanda ve belli bir kapalı alanda bulunma zorunluluğunu ortadan kaldırır.
  • Bağımsız öğrenmeyi sağlar ve bireye öğrenme sorumluluğu kazandırır.
  • İlk kaynaktan bilgiyi alma imkânı verir.
  • Başarının aynı koşullarda belirlenmesini sağlar.
  • Öğrenci Merkezli eğitim modeli ile bireyin bilgiye ulaşma becerisinin gelişmesi sağlanır.
  • Eğitim sürecini demokratikleştirir (İşman, 2005)
  • Kurs içeriği benzetim, grafik animasyon vb. çoklu ortam uygulamaları ile zenginleştirilerek, öğrenme sürecinin hızlanması ve kalıcılığı sağlanır.
  • Eğitim bilgi teknolojilerine dayalı olarak sürdürülür.
  • Sınırsız süresiz eğitim kavramını ortaya çıkarır.
  • Bireysel çalışma ortamında, öğrencinin istediği zaman ve yerde ihtiyaç duyduğu bilgiye  ulaşma imkânı ve eğitimine devam edebilmesi sağlanır.
  • Öğrencide belli ölçüde motivasyonu sağlar.
  • Gerçek hayatta yüksek maliyet, fiziksel uygulama güçlüğü vb. deney ve tatbikatların, benzetim teknikleri kullanılarak istenen yerde, zamanda ve sayıda tekrarlanması ile bireysel kabiliyetin gelişmesi ve eğitim maliyetinin düşmesini sağlar.
  • Kurs içeriklerinin devamlı ulaşılabilirliği, birbirleri ile ortak noktaları olan veya ilişkili kurslarda, konu başlıkları, tanım veya objelerin tekrar kullanılabilirliği ile zaman ve maliyet tasarrufu sağlanır.
  • Uzaktan Öğrenme ile birlikte öğretmenlerin ders verme saatlerinin azalması ve buna paralel olarak, öğrenciler ile ilgilenme ve kurs materyali hazırlama zamanlarının artmasını sağlar.
  • Bireyin kendi hızında, iş süreçlerini ve üretimi aksatmadan kısa zamanda eğitim almasını sağlar.
  • Teori, araştırma ve vaka analizleri ile pratik hayat arasında ilişki kurulmasını sağlar ve edinilen bilgilerin hızlı bir şekilde uygulanmasına imkân verir.
  • İnteraktif bir ortam sayesinde katılımcılar arasındaki etkileşimi artırarak bilgi/birikimlerin paylaşılmasına olanak verir.
  • Eğitim materyalinin uygunluğu ve doğruluğunun sürekli olarak gözden geçirilip gerekli değişikliklerin kısa sürede yapılmasına imkân verir.
  • E-öğrenim sayesinde yüzde 30 fazla öğrenirken, yüzde 40 az zaman harcamak ve yüzde 30 azını ödemek mümkündür (Turkpoint, 2004).

Öğretim ortamlarında kullanılan teknolojiler de hızlı gelişip değiştiği için teknoloji yenileme ve bu teknolojiye öğretim elemanlarının uyum sağlaması ciddi bir sorun oluşturabilir. Bu duruma bağlı olarak uzaktan öğretime geçiş yapmayı planlayan ve uzaktan öğretimde kendini yenileyen kurumlar her şeyden önce öğretim kadrosunu eğiterek pedagojik, teknolojik ve finansman desteği ile rehberlik yardımı bakımından donatmalı ve teşvik etmelidir.

Ülkemizde başarılı uzaktan eğitim faaliyetlerini görmek sevindirici bir gelişmedir. Ancak, eğitim alanındaki gelişmelerin ürünleri, doğası gereği hemen alınamaması ve insan yetiştirme, eğitme ve onu verimli bir düzeye yükseltmenin çok zaman alacağı dikkate alınması durumunda uzaktan öğretimin yaygınlaştırılmasının, beraberinde bazı gereksinimleri de getirdiği söylenebilir. Bunların başında ise, elbette uzaktan öğretiminin daha çok sayıda kitleye hizmet verebilmesi amacıyla kurumsallaştırılması ve sistemli biçimde bu alandaki öğretim elemanlarının yetiştirilmesi gelmektedir.

Görüntü, ses, grafik animasyon, benzetim vb. çoklu ortam öğeleri ile zenginleştirilmiş eğitim materyallerini hazırlamak için gerekli bilgi birikimi ve zamanın artması, yerleşik eğitimdeki öğrenci ile öğretmen arasındaki yüz yüze iletişimin azalması ve öğrencilerin kurs donanımı kullanabilmek için belirli bir teknolojik bilgi birikimine sahip olma gerekliliği bazı olumsuz sonuçlar doğmasına sebep olabilmektedir.

Uzaktan eğitimin dezavantajlarını da İşman (2005)ve Kaya (2002) şöyle özetlemişlerdir.

  • Öğrencilerin sosyalleşmesini engelleyebilir.
  • Yardımsız ve kendi kendine öğrenme alışkanlığı olmayan öğrencilere yeterince faydalı olmayabilir.
  • Çalışan öğrencilerin dinlenme zamanını etkileyebilir.
  • Uygulamaya dönük derslerden yeterince yararlanılmamasına neden olabilir.
  • Beceri ve tutuma yönelik davranışların gerçekleştirilmesinde etkili olunamayabilir.
  • Ulaşım imkânlarına ve iletişim teknolojilerine bağımlı olma.
  • Öğrenme sürecinde ortaya çıkan problemlerin anında çözülememesi ve bu durumun getireceği sıkıntılar.
  • Laboratuar, atölye gibi uygulama ağırlıklı konuların işlenmesinde ortaya çıkan problemler.
  • Öğrenci sayısındaki fazlalık iletişimde bazı sorunların çıkmasına sebep olabilir.

Uzaktan eğitim planlanırken, eğitim merkezleri, bilgi merkezleri ve destek merkezleri ile idari yönetim arasındaki bilgi akışı ve koordinasyonun iyi sağlanması, uygulayıcı birimlerde yaşanan problemler ile ilgili araştırma yapılması ve kurs donanımlarının sistemin etkinliğini geliştirecek nitelikte hazırlanması ve uzaktan eğitim uygulaması içine dahil olan öğrencilerin daha önceden aldıkları eğitim programlarının incelenip öğrencileri yeni sisteme alıştırmak için çalışmaların yapılması sistemin etkinliğini ve sürekliliğini arttırabilir (Feenberg, 1999). Bu çalışmaların kontrollü ve uzman kişiler tarafından yapılması sınırlılıklara bağlı olarak ortaya çıkabilecek olumsuzlukların engellenmesini sağlayacaktır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s